‘Seyahat, Gezmecilik Modu’ Kategorisi İçerisindeki Girdiler

Avrupa’da 3800Km - Bölüm 4 (Granada).

Saturday, September 13th, 2008

Vallahi bu son. Burası kendi halinde amatör bir fotoğrafçının fotoğraflarını, fotoğraf ve fotoğrafçılık ile ilgili düşüncelerini paylaştığı bir yerdi, son bir kaç aydır kendi çapında küçük bir seyahat günlüğüne döndü. Bundan sonra vallahi yok (Mesela pek kıymetli bir Sandaletli Seyyah‘ımız var, seyahat yazısı okumak, görmek isteyenler oraya gitsinler). Diğer bir husus da, daha önce “bölüm 1″ diye başladığım hiç bir şeyin “bölüm 2″sini getiremezdim, şimdi ise iki bölüm arasına başka bir yazı yazamaz olmuşum. “Gençliğim eyvah” diyorum. Her neyse. Bu günlük girdisine, Granada ve Cordoba gibi iki önemli şehri sığdırmaya çalışacağım için bayağı uzun olacak, fakat son bu işte tamam. Devam...

Avrupa’da 3800Km - Bölüm 3 (Barcelona).

Tuesday, September 2nd, 2008

Sonunda belki de on ayrı kişiden ve 5 ayrı kitaptan methini duyduğumuz Barcelona yolunda idik. Fransa - İspanya sınırından geçip dosdoğru Barcelona’ya giden otoyola girişimizi kutlamak için gelen yüzlerce araç Barcelona’ya kadar bizimle geldi, İspanyol misafirperverliği muhteşemdi (öte yandan şehre yaklaştıkça sayısı artan bu “hoş geldiniz sevgili meren ve düygü” konvoyu bir süre sonra kabak tadı vermedi değil). Devam...

Avrupa’da 3800Km - Bölüm 2 (Toulouse).

Wednesday, August 27th, 2008

Geçen yazının sonunda vardığımız Bayonne’dan Toulouse’a doğru yola çıktığımızda başımıza gelecekler ile ilgili pek bir fikrimiz yoktu tabi. Elimizde bir hostel adı ve bir kamp yeri adresi vardı ve -her başına buyruk asi tatilcinin yapması gerektiği gibi- kendilerini arayıp yer filan ayırtmamıştık. Saat 18:00 gibi Toulouse’a girdiğimizde Duygu bizi kapanmadan önce Tourist Information Office’e götürebilmek -ve böylece oradan edineceğimiz şehir haritası ile hostel’i bulup daha da geç kalmadan varabilmemiz- için tüm tabelaları delicesine okuyup bana “sağa dön!“, “sola dön!” komutları yağdırıyor, bir yandan da arada bir “ah sağ mı dedim ben? sol imiş aslında o :p kikirt” şeklinde bir takım şakaları aralara sıkıştırmayı ihmal etmiyordu. Ben ise bu esnada sevimli bir trafik canavarı olarak ters yöne girince, sinyal vermeden milletin önüne kırınca, aniden frene basınca filan el kol işaretleri ile Fransız kardeşlerimizi yatıştırmaya gayret ediyordum. Neyse. Yaklaşık 45 dakikalık bir dolanmanın ardından sonunda turist ofisini bulmuş ve haritalarımızı kapmıştık ve Toulouse’un güzelim sokaklarından hostel’imize doğru ilerliyorduk. Devam...

Avrupa’da 3800Km - Bölüm 1 (San Sebastian).

Saturday, August 23rd, 2008

Duygu ile beraber 3 hafta süren Fransa-İspanya gezimizden yeni döndük. Her şey Duygu’nun Madrid’e 45 dakika uzaklıktaki -iki İspanyol kralına ev sahipliği yapmış ve 1500′lü yıllarda inşa edilmiş olan Manastırı ile ünlü olan- San Lorenzo de El Escorial’de katılacağı Limb Development and Regeneration konferansına katılmasından iki hafta önce İspanya’ya gidip, konferans tarihine kadar orada burada sürtmeye karar vermemiz ile başladı. Bu da ne yazık ki bu yaz yapmayı uzun zamandır planladığım Türkiye’de tanıdığım tüm aklı başında tipleri Artvin’de toplama ve dünyayı ele geçirme planlarımı kendilerine açma etkinliğimi otomatikman sonraki bir yıla erteledi. Devam...