Algıda Farklı Derinlikler
22/10/2009, 22:35
22/10/2009, 22:35
Bu sefer yazı yok..
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Tags: 85mm f/1.8, d300, dışarısı
Bu yazıyı Facebook, FriendFeed, Twitter ya da Google Reader üzerinden paylaşın:
Ait olduğu kategoriler: Ben Bugün Bunu Çektim. Bu gönderiye gelen yorumları şu adresteki RSS beslemesi ile takip edebilirsiniz. Ayrıca bu yazıya bir yorum bırakıp "şanım yürüsün" diyebilir, ya da bu günlükteki diğer yazılara göz atabilirsiniz.
Sizlere WordPress sayesinde ulaşmaktadır.
Günlük Girdileri (RSS), Yorumlar (RSS).




October 23rd, 2009 at 01:46
1. resim ile 2. resim tamam ama
3-4 farklarını anlayamadım… 2-3-4 aynı derinlikte gibi geldi… yada saat geç oldu yatayım… algıda seçicilik bu olsa gerek :P
October 23rd, 2009 at 08:29
bakılışları aynı, anlamları farklı
October 23rd, 2009 at 20:34
:)
Muhtemelen herkes farklı bir noktadan yakalayacaktır..
October 23rd, 2009 at 22:38
lens düştü ama bir problem yok demekki, neyse geçmiş olsun.
October 23rd, 2009 at 22:41
Bu fotoğrafları çektiğimde lensin düşmesine yaklaşık 4 saat vardı. Tabi, hayatın cilvesi, o esnada bu bilgiye vakıf değildim :)
October 24th, 2009 at 22:58
bence siyah amca sizi bi güzel dövmüş, onu anladım ben
October 24th, 2009 at 23:52
Yok, dövmedi :)
October 25th, 2009 at 01:50
ilk fotoğrafta at net görünüyor, adamlar bulanık. ikincide, adamlar net görünüyor ve soldaki adamın eli 1. fotoğrafta vardı 2.de yok. Fotoğraflar aynı değil yani aynı “an”a ait değil. 3. resimde en solda işaret parmağı uzatılmış bir el var. son resimde soldaki adam kameraya bakıyor. Arabadaki adam her resimde devamlı ayakta duran adama bakıyor. sokak lambası gündüz olmasına rağmen yanıyor galiba. lamba direğinin önündeki beyaz şapkalı kişi dört resimde de aynı yerde.
October 25th, 2009 at 22:50
Bence baba oğul tartışıyorlar. Genç olanı biraz üşüdüğü için kollarını vucuduna ypaıştırmış ve ellerini de cebine sokmuş. Sonra birisi gelip, birşeyler söylerken eliyle işaret ediyor, ve onlar ona bakıyorlar. Daha sonra genç olanı senin fotoğraf çektiğini fark ediyor.
October 26th, 2009 at 01:39
genc adamin akli bir orada bir burada. o sag sol ile ilgilenirken yasli adam yavas yavas cokuyor sanki. yeterince dinlenmiyor olusun kederi cokmus ustune. farkli bir derinlikte anlatiyor adam. farkli bir derinlikte yasiyor genc.
sozlerinin degeri anlasildiginda onlar coktan gocmus olurlar.
uzuntu ve muz kabugu.
October 26th, 2009 at 13:35
Genç olan kişi anlaşıldığı üzere yaşlı adamın yardımcısıdır. Ama yazarken kolay olsun diye ben onlara baba-oğul demeyi tercih edeceğim.
Güzel ve hoş bayan : ( bu kare makinayı ayarlarken çekilememiş ama biz biliyoruz :)
- selam delikanlı evden aceleyle çıkarken cüzdanımı evde unutmuşum. Ne olur beni eve götürerek bir iyilik yapar mısınız?
genç:
-baba bu hoş üşümüş bayan cüzdanını evde unutmuş bizden onu eve götürmemizi istiyor. Bayana yardımcı olsak.
bak çocuğu evde tek başına bekliyormuş diye de ilave ederek babasının merhamet duygularını harekete geçirmeye çalışır. .
Ancak baba inatçı nuh deyip peygamber demeyen birisidir. Kaşlarını çatarak der ki.
-inandın mı? evlat cüzdanını unuttuğuna. Ben böylelerini tanırım.
Tam eve giderken arabadan atlayıp bize paramızı vermezler. Biliyorsun ki çok taksidimiz var. Diğer gelecek paralı müşterileri kaçıramam onun yüzünden.
-ama baba yazık bak hava da çok soğuk..
tüm bu konuşmaları duyan bayan. Baş parmağını sallayarak. ( 3.fotoğraf )
- aşk olsun beyefendi siz ne demek istiyorsunuz diyerek kızgılığını dile getirir.
daha sonra da atı işaret ederek …siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? ben bu atın eski sahibiyim.
Baba kızgın ve herşeyi bilir bakışını bir kenara bırakmayarak. Ona inanmadığını ve yardım etmeyeceğini tekrarlar.
Bizim delikanlı ise babasını ikna edememin ve güzel sarışının evini öğrenememin üzüntüsüyle başını çevirir ve o an fotoğraf makinesine yakalanır.
:)))) gerçekten seriyi çok sevdim..çok eğlendim…
eline ve gözüne sağlık…
November 2nd, 2009 at 14:49
güzel fotograflar
:)
March 23rd, 2010 at 00:58
[...] Nikon’un 85mm f/1.8 lensini almış, hemen akabinde hakkında bir yazı yazmış, ertesi gün kendisi ile birkaç fotoğraf çekmiş, onun ardından ise lensi -çok afedersiniz- kütürt diye kırmıştım (içimin nasıl [...]