<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Yirmidokuzuncu Öz Portre</title>
	<atom:link href="http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/</link>
	<description>Işık, gölge, vesaire..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 10:12:36 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>By: Uzletgâh</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/comment-page-1/#comment-5057</link>
		<dc:creator>Uzletgâh</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 13:38:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=481#comment-5057</guid>
		<description>hepimiz özel imal edilmiş sabunlara benziyoruz..önce tertemiz geliyoruz bu dünyaya..büyük bir itina ile raflara diziliyoruz..o kadar özeliz ki hepimizin kendi çapında bir yeri var..kimimiz renkli, kimimiz beyaz, kimimiz kokulu..bazılarımız daha çok ilgi çekiyoruz..bazılarımız ise sadece işlevsel amaçla tercih ediliyor..bazen kullanılıyor, bazense unutulup bir köşede öylece bekliyoruz..bazen bir ayna kenarına bırakılıyoruz, kendimize bakıp ne kadar güzel olduğumuzu farkediyoruz ya da ne kadar çok kirlendiğimizi..evet hayat hepimizi eşit kullanmıyor..hayatın bazı lekeleri bizde kalıyor.. ama en çok da nasıl tükendiğimize şahit oluyoruz o aynanın karşısında.. 
yavaş yavaş eriyip yok olmaya yaklaşan sabunlar.. 

küvetin kenarındaki büyük sabun aynanın kenarındakini doyasıya kıskanırken aynadaki ona hüzünlü hüzünlü bakıp \&quot; ne kadar şanslısın\&quot; diyor içinden..tükenişini izlemiyorsun ey kaba sabun! bu bir şans mıdır? yoksa büyük bir kayıp mı? hani hep anlatılır ya iki hastanın bir odada yaşadıkları..cam kenarındakini şanslı bulur duvar kenarında olan..oysa hep yalan güzellikler anlatır ona, pencere kenarındaki betondan duvara bakan..

biz bu hayatta koca bir koşuşturmacada eriyip giden sabunlar gibiyiz..ama şanslı olanlarımız bir yerlerde kokularını bırakabilen ve tükenmek uğruna hayatı güzelleştirebilenlerimiz.. yoksa hayatın eline almadığı vitrin önünde eriyip giden o kadar çok sabun var ki.. nasıl yok olmak istediğini sen seç..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hepimiz özel imal edilmiş sabunlara benziyoruz..önce tertemiz geliyoruz bu dünyaya..büyük bir itina ile raflara diziliyoruz..o kadar özeliz ki hepimizin kendi çapında bir yeri var..kimimiz renkli, kimimiz beyaz, kimimiz kokulu..bazılarımız daha çok ilgi çekiyoruz..bazılarımız ise sadece işlevsel amaçla tercih ediliyor..bazen kullanılıyor, bazense unutulup bir köşede öylece bekliyoruz..bazen bir ayna kenarına bırakılıyoruz, kendimize bakıp ne kadar güzel olduğumuzu farkediyoruz ya da ne kadar çok kirlendiğimizi..evet hayat hepimizi eşit kullanmıyor..hayatın bazı lekeleri bizde kalıyor.. ama en çok da nasıl tükendiğimize şahit oluyoruz o aynanın karşısında..<br />
yavaş yavaş eriyip yok olmaya yaklaşan sabunlar.. </p>
<p>küvetin kenarındaki büyük sabun aynanın kenarındakini doyasıya kıskanırken aynadaki ona hüzünlü hüzünlü bakıp \&quot; ne kadar şanslısın\&quot; diyor içinden..tükenişini izlemiyorsun ey kaba sabun! bu bir şans mıdır? yoksa büyük bir kayıp mı? hani hep anlatılır ya iki hastanın bir odada yaşadıkları..cam kenarındakini şanslı bulur duvar kenarında olan..oysa hep yalan güzellikler anlatır ona, pencere kenarındaki betondan duvara bakan..</p>
<p>biz bu hayatta koca bir koşuşturmacada eriyip giden sabunlar gibiyiz..ama şanslı olanlarımız bir yerlerde kokularını bırakabilen ve tükenmek uğruna hayatı güzelleştirebilenlerimiz.. yoksa hayatın eline almadığı vitrin önünde eriyip giden o kadar çok sabun var ki.. nasıl yok olmak istediğini sen seç..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/comment-page-1/#comment-3088</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 20:21:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=481#comment-3088</guid>
		<description>Bunlarla avunuyorum zaten ben de :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bunlarla avunuyorum zaten ben de :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Sina</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/comment-page-1/#comment-3087</link>
		<dc:creator>Sina</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 20:05:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=481#comment-3087</guid>
		<description>Kısa saç yakıştı ama sana fani dünyalı :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa saç yakıştı ama sana fani dünyalı :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/comment-page-1/#comment-3085</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 06:22:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=481#comment-3085</guid>
		<description>Daha bu gün geçtim o caddeden :) Aklıma önce oda arkadaşın ve kedisi geldi, sonra da ne zamandır bahçeden domates biber yemeyeli ne çok zaman geçtiği..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Daha bu gün geçtim o caddeden :) Aklıma önce oda arkadaşın ve kedisi geldi, sonra da ne zamandır bahçeden domates biber yemeyeli ne çok zaman geçtiği..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Nazim Keven</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/05/yirmidokuzuncu-oz-portre/comment-page-1/#comment-3083</link>
		<dc:creator>Nazim Keven</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 00:31:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=481#comment-3083</guid>
		<description>rastlantilari oldum olasi cok sevmisimdir, belki cok fazla paul auster okumaktan icime isleyen bir sey...bugun ben de tam senin bu yazdigin seyleri dusunuyordum, oda arkadasimin 3-4 gun once evden ayrilip bir daha haber alamadigimiz kedisinin oldugunu ogrendigimde...bir hafta once bahcemize ektigimiz tomates ve biber filizlerine bakip bu sabah, Chapatulas bu dunyadan gitti, simdi siz bu dunyaya var gucunuzle geliyorsunuz diyordum tomates ve biberlere...bir cevirimin parcasi olan bizler, kedi, biber, tomates, insan...Chapatulas&#039;in New Orleans da French Quarterda bir sokak ismi oldugunu soylerdi oda arkadasim Trey, kedisinin isminin anlamini soranlara...New Orleansda bir sokak da bulmustu onu, cok sevdigi bir kentin cok sevdigi bir sokaginin ismiyle seslenirdi Chapatulasa. simdi belki sen new orleansda o sokakdan gecersen bir gun hani, bakasin saga sola, french quarterda, Chapatula caddesinde...kedilere...cevrime...caddeye...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>rastlantilari oldum olasi cok sevmisimdir, belki cok fazla paul auster okumaktan icime isleyen bir sey&#8230;bugun ben de tam senin bu yazdigin seyleri dusunuyordum, oda arkadasimin 3-4 gun once evden ayrilip bir daha haber alamadigimiz kedisinin oldugunu ogrendigimde&#8230;bir hafta once bahcemize ektigimiz tomates ve biber filizlerine bakip bu sabah, Chapatulas bu dunyadan gitti, simdi siz bu dunyaya var gucunuzle geliyorsunuz diyordum tomates ve biberlere&#8230;bir cevirimin parcasi olan bizler, kedi, biber, tomates, insan&#8230;Chapatulas&#8217;in New Orleans da French Quarterda bir sokak ismi oldugunu soylerdi oda arkadasim Trey, kedisinin isminin anlamini soranlara&#8230;New Orleansda bir sokak da bulmustu onu, cok sevdigi bir kentin cok sevdigi bir sokaginin ismiyle seslenirdi Chapatulasa. simdi belki sen new orleansda o sokakdan gecersen bir gun hani, bakasin saga sola, french quarterda, Chapatula caddesinde&#8230;kedilere&#8230;cevrime&#8230;caddeye&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

