<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Bir Sansür Hikayesinin Düşündürdükleri</title>
	<atom:link href="http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/</link>
	<description>Işık, gölge, vesaire..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 10:12:36 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-3657</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 14:02:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-3657</guid>
		<description>mkara,

Anladığım kadarı ile http://canonnikonfightclub.com adresindeki forumda Ulaş (UDK) ortaya bir tabir atmış ve ardından insanların her şeyi kişisel alıp birbirlerini anlamak için çaba sarfetmediği, kimsenin birbirinin yazdığını okumadığı klişe bir tartışma çıkmış.

&lt;blockquote&gt;Bari sizden bi duysak ne demektir bu lümpenfoto. mümkünmüdür?&lt;/blockquote&gt;

Demişse bir bildiği vardır demek istiyorum. Birikimli, bilgili bir insan Ulaş. Arada bir insanların işine gelmeyen şeyler söyleyebilir. Fakat forumdaki tartışmanın bağlamında söylenmiş bir sözün anlamını burada bulmamız mümkün değil, değil mi?

&lt;blockquote&gt;Sahi yahu murat bey sizde orada üyesiniz. Niye simdiye kadar hicbiseye katilmadiniz orada?&lt;/blockquote&gt;

Üye değilim aslına bakarsanız. Bir kez denedim, muvaffak olamadım. Sonra da bir daha denemedim. Forumları pek sevmiyor, takip etmekte güçlük çekiyorum.

&lt;blockquote&gt;kendinizi ve beni sansürlemeden yazarsaniz sevinirim.&lt;/blockquote&gt;

Ne zaman kimi sansürlemişim ki böyle bir uyarı yapmayı uygun buldunuz? Latife olarak addediyorum :)


Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>mkara,</p>
<p>Anladığım kadarı ile <a href="http://canonnikonfightclub.com" rel="nofollow">http://canonnikonfightclub.com</a> adresindeki forumda Ulaş (UDK) ortaya bir tabir atmış ve ardından insanların her şeyi kişisel alıp birbirlerini anlamak için çaba sarfetmediği, kimsenin birbirinin yazdığını okumadığı klişe bir tartışma çıkmış.</p>
<blockquote><p>Bari sizden bi duysak ne demektir bu lümpenfoto. mümkünmüdür?</p></blockquote>
<p>Demişse bir bildiği vardır demek istiyorum. Birikimli, bilgili bir insan Ulaş. Arada bir insanların işine gelmeyen şeyler söyleyebilir. Fakat forumdaki tartışmanın bağlamında söylenmiş bir sözün anlamını burada bulmamız mümkün değil, değil mi?</p>
<blockquote><p>Sahi yahu murat bey sizde orada üyesiniz. Niye simdiye kadar hicbiseye katilmadiniz orada?</p></blockquote>
<p>Üye değilim aslına bakarsanız. Bir kez denedim, muvaffak olamadım. Sonra da bir daha denemedim. Forumları pek sevmiyor, takip etmekte güçlük çekiyorum.</p>
<blockquote><p>kendinizi ve beni sansürlemeden yazarsaniz sevinirim.</p></blockquote>
<p>Ne zaman kimi sansürlemişim ki böyle bir uyarı yapmayı uygun buldunuz? Latife olarak addediyorum :)</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: mkara</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-3655</link>
		<dc:creator>mkara</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 11:31:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-3655</guid>
		<description>Sansür sadece fotoritime özgü bir sey degilki. Burada lafi gecen fightclubdada yapiliyor. Dolayli yoldan mahalle baskisi gibi.
Bakin:
http://canonnikonfightclub.com/phpbb/viewtopic.php?f=2&amp;t=40&amp;st=0&amp;sk=t&amp;sd=a&amp;sid=4961e057075dd8709d5d2237f1e1393c&amp;start=15600

burda lafi edilen lümpenfoto sözünü udkya sordum. Cevap vermedi. benim icin konu bitmistir dedi.

Bari sizden bi duysak ne demektir bu lümpenfoto. mümkünmüdür? ister buradan yada oradan.farketmez.Sahi yahu murat bey sizde orada üyesiniz. Niye simdiye kadar hicbiseye katilmadiniz orada?

kendinizi ve beni sansürlemeden yazarsaniz sevinirim.

tesekkürler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sansür sadece fotoritime özgü bir sey degilki. Burada lafi gecen fightclubdada yapiliyor. Dolayli yoldan mahalle baskisi gibi.<br />
Bakin:<br />
<a href="http://canonnikonfightclub.com/phpbb/viewtopic.php?f=2&#038;t=40&#038;st=0&#038;sk=t&#038;sd=a&#038;sid=4961e057075dd8709d5d2237f1e1393c&#038;start=15600" rel="nofollow">http://canonnikonfightclub.com/phpbb/viewtopic.php?f=2&#038;t=40&#038;st=0&#038;sk=t&#038;sd=a&#038;sid=4961e057075dd8709d5d2237f1e1393c&#038;start=15600</a></p>
<p>burda lafi edilen lümpenfoto sözünü udkya sordum. Cevap vermedi. benim icin konu bitmistir dedi.</p>
<p>Bari sizden bi duysak ne demektir bu lümpenfoto. mümkünmüdür? ister buradan yada oradan.farketmez.Sahi yahu murat bey sizde orada üyesiniz. Niye simdiye kadar hicbiseye katilmadiniz orada?</p>
<p>kendinizi ve beni sansürlemeden yazarsaniz sevinirim.</p>
<p>tesekkürler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1773</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2009 05:11:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1773</guid>
		<description>Merhaba Cihan,

&lt;blockquote&gt;Bu e-dergi bu denli ciddiye alınmalı mı? Hayır. Zira saygınlığını çoktan yitirmiştir. Neden bilmem, ilgilenmem de.&lt;/blockquote&gt;

Açıkçası ben fotoğraf üzerine zaten tek tük olan girişimleri silip atmaktan yana değilim pek. Yorulana kadar eleştirmek sonra da bir mola vermek daha anlamlı geliyor. Bu yazı da Fotoritim dergisini gömmek için değildi. Nitekim buradaki yazanların tümü değerlendirildiği taktirde, bu eleştiriler dergiye değer bile katabilir. Bilemiyorum. Faika Hanımdan hala bir ses çıkmadı, belki de çok kızdı ya da küstü, onu da bilemiyorum.

&lt;blockquote&gt;Murat ve Ulaş, sizleri de oralarda görmek bizim için daha keyifli olur.&lt;/blockquote&gt;

Geçenlerde üye olmayı denedim, onay e-postası bir türlü gelmedi. Bir ara tekrar deneyeyim :)

Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Cihan,</p>
<blockquote><p>Bu e-dergi bu denli ciddiye alınmalı mı? Hayır. Zira saygınlığını çoktan yitirmiştir. Neden bilmem, ilgilenmem de.</p></blockquote>
<p>Açıkçası ben fotoğraf üzerine zaten tek tük olan girişimleri silip atmaktan yana değilim pek. Yorulana kadar eleştirmek sonra da bir mola vermek daha anlamlı geliyor. Bu yazı da Fotoritim dergisini gömmek için değildi. Nitekim buradaki yazanların tümü değerlendirildiği taktirde, bu eleştiriler dergiye değer bile katabilir. Bilemiyorum. Faika Hanımdan hala bir ses çıkmadı, belki de çok kızdı ya da küstü, onu da bilemiyorum.</p>
<blockquote><p>Murat ve Ulaş, sizleri de oralarda görmek bizim için daha keyifli olur.</p></blockquote>
<p>Geçenlerde üye olmayı denedim, onay e-postası bir türlü gelmedi. Bir ara tekrar deneyeyim :)</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Cihan ULUSOY</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1772</link>
		<dc:creator>Cihan ULUSOY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2009 03:30:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1772</guid>
		<description>Merhaba,

Sizleri bir şekilde tanıdığım için, mahalle karısı tarzı söylemleri bir kenara bırakarak, kafadan girmek istiyorum;

Listenin başında elbette Faika gibi aklı başında birisi var, ancak yayın kurulu listesinde ilerledikçe, fotoğrafına oldukça aklı başında yapılmış bir eleştiyi, yaşadığı ve ait olduğu coğrafyayı simgeleyen bir tarzda, mafyavari yöntemlerle &quot;berteraf&quot; eden insanların adını gördüğümüz, her sayısı bir öncekinden daha da karmakarışık bir e-dergi var önümüzde.

Okurken içinde kaybolup, sıkılıp çıkıyorum. İşe yarar kısımlarını kendi kaynaklarından izlemeyi yeğliyorum.

Bu e-dergi bu denli ciddiye alınmalı mı? Hayır. Zira saygınlığını çoktan yitirmiştir. Neden bilmem, ilgilenmem de.

Murat EREN&#039; i yazdıklarından biliyoruz, tanıyoruz. İzliyoruz.

Ulaş Devrim KARASUNGUR&#039; u da.

Aklı başında adamlardır.

Biz de başımızdaki üç kuruşluk aklımızı yitirmeme adına, kendi başımıza, bildiklerimizi, öğrendiklerimizi ve öğreneceklerimizi paylaşabilmek için kendi yerimize çekildik.

Kimseye oynamıyoruz, kimseyi tehdit etme ya da yazdıklarını silme gibi bir niyetimiz yok.

Adımız &quot;fight club&quot;, ironimiz adımızda gizli.

Murat ve Ulaş, sizleri de oralarda görmek bizim için daha keyifli olur.

Selamlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>Sizleri bir şekilde tanıdığım için, mahalle karısı tarzı söylemleri bir kenara bırakarak, kafadan girmek istiyorum;</p>
<p>Listenin başında elbette Faika gibi aklı başında birisi var, ancak yayın kurulu listesinde ilerledikçe, fotoğrafına oldukça aklı başında yapılmış bir eleştiyi, yaşadığı ve ait olduğu coğrafyayı simgeleyen bir tarzda, mafyavari yöntemlerle &#8220;berteraf&#8221; eden insanların adını gördüğümüz, her sayısı bir öncekinden daha da karmakarışık bir e-dergi var önümüzde.</p>
<p>Okurken içinde kaybolup, sıkılıp çıkıyorum. İşe yarar kısımlarını kendi kaynaklarından izlemeyi yeğliyorum.</p>
<p>Bu e-dergi bu denli ciddiye alınmalı mı? Hayır. Zira saygınlığını çoktan yitirmiştir. Neden bilmem, ilgilenmem de.</p>
<p>Murat EREN&#8217; i yazdıklarından biliyoruz, tanıyoruz. İzliyoruz.</p>
<p>Ulaş Devrim KARASUNGUR&#8217; u da.</p>
<p>Aklı başında adamlardır.</p>
<p>Biz de başımızdaki üç kuruşluk aklımızı yitirmeme adına, kendi başımıza, bildiklerimizi, öğrendiklerimizi ve öğreneceklerimizi paylaşabilmek için kendi yerimize çekildik.</p>
<p>Kimseye oynamıyoruz, kimseyi tehdit etme ya da yazdıklarını silme gibi bir niyetimiz yok.</p>
<p>Adımız &#8220;fight club&#8221;, ironimiz adımızda gizli.</p>
<p>Murat ve Ulaş, sizleri de oralarda görmek bizim için daha keyifli olur.</p>
<p>Selamlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Enigmatrix</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1765</link>
		<dc:creator>Enigmatrix</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2009 14:43:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1765</guid>
		<description>Efenim şimdi Ritmi hoş ama içi boş savunmaları bir yana bırakın da şunu söyleyin bana, 


Murat Eren ( evreniz ) in ve K. Löker &#039;in silinen yorumları haricinde o sayfaya gelen (daha sonraki) diğer yorumları neden yayımlamıyorsunuz? Bakıyorum bakıyorum altında tek bir yorum, yaşa varol şak şak şak tan öte bir şey yok. Halen sansür devam ediyor mu etmiyor mu? Ediyor. Eee? 

Netice: Fotoritm &#039;e verdiğim desteği sansür kalkana dek burada sonlandırıyorum. 

Kamuoyunun bilgisine rica ederim..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Efenim şimdi Ritmi hoş ama içi boş savunmaları bir yana bırakın da şunu söyleyin bana, </p>
<p>Murat Eren ( evreniz ) in ve K. Löker &#8216;in silinen yorumları haricinde o sayfaya gelen (daha sonraki) diğer yorumları neden yayımlamıyorsunuz? Bakıyorum bakıyorum altında tek bir yorum, yaşa varol şak şak şak tan öte bir şey yok. Halen sansür devam ediyor mu etmiyor mu? Ediyor. Eee? </p>
<p>Netice: Fotoritm &#8216;e verdiğim desteği sansür kalkana dek burada sonlandırıyorum. </p>
<p>Kamuoyunun bilgisine rica ederim..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Koray Löker</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1742</link>
		<dc:creator>Koray Löker</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2009 14:46:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1742</guid>
		<description>Hülya hanım,

&lt;blockquote&gt;yok eğer siz (burdaki siz, siz değilsiniz eleştiriyi yapan kişidir) kişileri hedef alarak eleştiri yaparım diyorsanız o zaman o eleştiriyi ya kendi blogunuza koyarsanız ya da kişinin kendisine özel olarak yazarsınız.&lt;/blockquote&gt;

Bu ifadenizden, benim kişileri hedef alarak eleştiri yaptığım fikrine sahip olduğu sonucunu çıkarıyorum. Bu bence gerçekten ciddi bir yanlış anlama... Tabii, insan emek verdiği bir konuda, kendisi dahil olmaya fırsat bulamadan 30-40 tane ayrı yorumun olduğu büyüklükte bir tartışma yapıldığını görünce savunma refleksi göstermiş olabilir, böyle olduysa keşke işi bu hale getirmeseydik diye düşünüyorum.

Ama günlerce bu konuda, özelden de yazarak açıklama beklemek ve yazdıklarınıza saygı gösterilmediğini anlamak, zaten tam da önerilen şekilde kişisel bir alana bu tartışmayı taşımayı zorunlu kıldı... Sonrasında bir de böyle davranıldı diye eleştiri görmek biraz çelişkili olmuyor mu?

&lt;blockquote&gt;...ayrıca usul ve üslüp diye iki kavram vardır Türkçe’de. siz bazen yüzde yüz haklı olduğunuz bir şeyi öyle bir üslüpla ifade edersiniz ki haklı olduğunuz halde herkes size karşı olur şaşar kalırsınız ama bazen de haklılık payınızın az olduğu bir şeyi o kadar uygun bir dil ve üslüpla ifade edersiniz ki sizi hiç sevmeyenler bile size hak verir hayran olur.&lt;/blockquote&gt;

Bu cümleyi de gerçekten derginin okuyucularıyla ilişki kurma biçimi açısından tekrar düşünmekte fayda var. Tartışmanın özünü oluşturan eleştiriye katılmadığını açıkça belirten bir çok insan bile, yazım şekli açısından o ropörtajın altında yorum olarak yayınlanmasının uygun olacağını düşündüğünü, tersinin de pek uygun olmayan bir yayın politikası olduğunu belirten düşünceler ifade ettiler. Hiç gereksiz yere derginizin yayın politikası konusunda görüşler geliştirdiler, bu blogda gördüğüm bir çoğu da bunu olumsuz şekilde yaşadı. Fotoritim&#039;in yayın politikasını eleştirdi.

Dergi, bütün emeklerle, saygıdeğer biçimde ve gayet başarılı bir çizgide yaptığı yayınla çok güçlü bir pozisyon sahibi olmasına rağmen, ismini yazmadığı için kim olduğunu bilemediğimiz, bir kişi olup olmadığını bile anlamadığımız bir karar vericinin yorumları silip durması nedeniyle güç durumda kalmış oldu. Niyet gayet entellektüel bir tartışma zemini aramaktı, bir anda taraftarları olan bir sıcak konu haline döndü ve bütün bunlara yol açan dergi adına hareket etme olanağına sahip birinin tavır, ya da alıntıdaki haliyle usul ve üslup tercihiydi...

Bunu en azından, derginin sonraki okuyucuları açısından gözden geçirmenizi cidden öneriyorum.

Tabii, olan biteni somut olarak inceleyip, yorumumun yayınlanmamasını son derece doğal buluyor, bu nedenle de süreci gözden geçirmeye, başka türlü düşünmeye ihtiyaç duymuyor olabilirsiniz. Bu sizin bileceğiniz şey. Bence dergicilik açısından doğru değil der geçerim, başka bir şey yapmak fiilen de mümkün değil zaten...

Vakit ayırdığınız ve yanıt yazdığınız için teşekkür ederim, bu yorumu da okuduysanız ayrıca teşekkürler... Görüşlerim bu şekildedir, bundan daha basit halde, derginize bir katkı olarak sunabilsem daha mutlu olurdum, olmadı, sağlık olsun.

Sn.  ALİ İHSAN ÖKTEN,

Ameliyathane ya da fakültede olmadığımız halde akademik ünvanınızı sergilemenizin bir anlamı var mı, anlayamadım. Op. Dr. olmanızın konuyla ilgisi nedir, onu da anlamadım. Mesajınızda da &quot;bizim çocuklara dalaşmışlar&quot; haberini duyup fırlamış, mahallenin ağabeyi fevriliğinden öte bir duygu/düşünceye rastlayamadım. Vaktinizi boş yere almış olduk, kusurumuza bakmayın.

Yüksek İletişimci (ne demekse) KORAY LÖKER</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hülya hanım,</p>
<blockquote><p>yok eğer siz (burdaki siz, siz değilsiniz eleştiriyi yapan kişidir) kişileri hedef alarak eleştiri yaparım diyorsanız o zaman o eleştiriyi ya kendi blogunuza koyarsanız ya da kişinin kendisine özel olarak yazarsınız.</p></blockquote>
<p>Bu ifadenizden, benim kişileri hedef alarak eleştiri yaptığım fikrine sahip olduğu sonucunu çıkarıyorum. Bu bence gerçekten ciddi bir yanlış anlama&#8230; Tabii, insan emek verdiği bir konuda, kendisi dahil olmaya fırsat bulamadan 30-40 tane ayrı yorumun olduğu büyüklükte bir tartışma yapıldığını görünce savunma refleksi göstermiş olabilir, böyle olduysa keşke işi bu hale getirmeseydik diye düşünüyorum.</p>
<p>Ama günlerce bu konuda, özelden de yazarak açıklama beklemek ve yazdıklarınıza saygı gösterilmediğini anlamak, zaten tam da önerilen şekilde kişisel bir alana bu tartışmayı taşımayı zorunlu kıldı&#8230; Sonrasında bir de böyle davranıldı diye eleştiri görmek biraz çelişkili olmuyor mu?</p>
<blockquote><p>&#8230;ayrıca usul ve üslüp diye iki kavram vardır Türkçe’de. siz bazen yüzde yüz haklı olduğunuz bir şeyi öyle bir üslüpla ifade edersiniz ki haklı olduğunuz halde herkes size karşı olur şaşar kalırsınız ama bazen de haklılık payınızın az olduğu bir şeyi o kadar uygun bir dil ve üslüpla ifade edersiniz ki sizi hiç sevmeyenler bile size hak verir hayran olur.</p></blockquote>
<p>Bu cümleyi de gerçekten derginin okuyucularıyla ilişki kurma biçimi açısından tekrar düşünmekte fayda var. Tartışmanın özünü oluşturan eleştiriye katılmadığını açıkça belirten bir çok insan bile, yazım şekli açısından o ropörtajın altında yorum olarak yayınlanmasının uygun olacağını düşündüğünü, tersinin de pek uygun olmayan bir yayın politikası olduğunu belirten düşünceler ifade ettiler. Hiç gereksiz yere derginizin yayın politikası konusunda görüşler geliştirdiler, bu blogda gördüğüm bir çoğu da bunu olumsuz şekilde yaşadı. Fotoritim&#8217;in yayın politikasını eleştirdi.</p>
<p>Dergi, bütün emeklerle, saygıdeğer biçimde ve gayet başarılı bir çizgide yaptığı yayınla çok güçlü bir pozisyon sahibi olmasına rağmen, ismini yazmadığı için kim olduğunu bilemediğimiz, bir kişi olup olmadığını bile anlamadığımız bir karar vericinin yorumları silip durması nedeniyle güç durumda kalmış oldu. Niyet gayet entellektüel bir tartışma zemini aramaktı, bir anda taraftarları olan bir sıcak konu haline döndü ve bütün bunlara yol açan dergi adına hareket etme olanağına sahip birinin tavır, ya da alıntıdaki haliyle usul ve üslup tercihiydi&#8230;</p>
<p>Bunu en azından, derginin sonraki okuyucuları açısından gözden geçirmenizi cidden öneriyorum.</p>
<p>Tabii, olan biteni somut olarak inceleyip, yorumumun yayınlanmamasını son derece doğal buluyor, bu nedenle de süreci gözden geçirmeye, başka türlü düşünmeye ihtiyaç duymuyor olabilirsiniz. Bu sizin bileceğiniz şey. Bence dergicilik açısından doğru değil der geçerim, başka bir şey yapmak fiilen de mümkün değil zaten&#8230;</p>
<p>Vakit ayırdığınız ve yanıt yazdığınız için teşekkür ederim, bu yorumu da okuduysanız ayrıca teşekkürler&#8230; Görüşlerim bu şekildedir, bundan daha basit halde, derginize bir katkı olarak sunabilsem daha mutlu olurdum, olmadı, sağlık olsun.</p>
<p>Sn.  ALİ İHSAN ÖKTEN,</p>
<p>Ameliyathane ya da fakültede olmadığımız halde akademik ünvanınızı sergilemenizin bir anlamı var mı, anlayamadım. Op. Dr. olmanızın konuyla ilgisi nedir, onu da anlamadım. Mesajınızda da &#8220;bizim çocuklara dalaşmışlar&#8221; haberini duyup fırlamış, mahallenin ağabeyi fevriliğinden öte bir duygu/düşünceye rastlayamadım. Vaktinizi boş yere almış olduk, kusurumuza bakmayın.</p>
<p>Yüksek İletişimci (ne demekse) KORAY LÖKER</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1735</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 18:04:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1735</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Şaka bir yana, (...) fotoğrafın ” kutsal ineklerinin ” çanına ot tıkayarak, Türk Fotoğrafına çok önemli bir hizmette bulunduğunu düşünüyorum ben.&lt;/blockquote&gt;

Sözleriniz beni çok mahcup etti, fakat hemen kalın harflerle ifade edeyim ki tartışma hiç istemediğim bir noktaya doğru gitmesin, bireysel övgü veya yergilerle tadı kaçmasın:

Fotoritim&#039;e emek veren insanları zedelemek, onların ortaya koydukları işteki samimiyetlerine haksızlık etmek gibi bir gayem yoktu, halâ da yok (arada bir ettiğim sözler o şekilde yorumlanmaya açık olabilir). Yaptıklarına aynı özveri ile devam etmelerini diliyorum. Bütün bu tartışmaların sebebi ise rahatsızlık verici bir konu olduğuna inandığım bir mevzudaki pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeleri için onları dürtüklemekten ibaret. Yoksa insanları boş yere üzerek yada şevklerini kırarak fotoğrafa hizmet edilemeyeceğinin farkındayım.

Bunları boş tartışmalar değiller. Örneğin Fotoritim bu konudaki duruşunu &quot;hakaret içermese de insanların düşüncelerini silmenin bizce geçerli sebepleri olabilir, insanlar isterlerse kendilerine başka mecra bulurlar&quot; şeklinde alenen tesis eder (nitekim şu ana kadar yanıt aldığım iki kişi bu yöne çekilebilecek bir görüş ortaya koydu), yarın bir gün Fotoritim&#039;in yanında insanların görüşlerine daha çok değer veren bir dergi peydah olur, kim hangisini neden tercih edeceğini daha iyi bilir. İnsanlar eleştirilere hak verir, yarın bir gün bir yorumu yayınlamazken iki kez düşünür, vesaire.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Şaka bir yana, (&#8230;) fotoğrafın ” kutsal ineklerinin ” çanına ot tıkayarak, Türk Fotoğrafına çok önemli bir hizmette bulunduğunu düşünüyorum ben.</p></blockquote>
<p>Sözleriniz beni çok mahcup etti, fakat hemen kalın harflerle ifade edeyim ki tartışma hiç istemediğim bir noktaya doğru gitmesin, bireysel övgü veya yergilerle tadı kaçmasın:</p>
<p>Fotoritim&#8217;e emek veren insanları zedelemek, onların ortaya koydukları işteki samimiyetlerine haksızlık etmek gibi bir gayem yoktu, halâ da yok (arada bir ettiğim sözler o şekilde yorumlanmaya açık olabilir). Yaptıklarına aynı özveri ile devam etmelerini diliyorum. Bütün bu tartışmaların sebebi ise rahatsızlık verici bir konu olduğuna inandığım bir mevzudaki pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeleri için onları dürtüklemekten ibaret. Yoksa insanları boş yere üzerek yada şevklerini kırarak fotoğrafa hizmet edilemeyeceğinin farkındayım.</p>
<p>Bunları boş tartışmalar değiller. Örneğin Fotoritim bu konudaki duruşunu &#8220;hakaret içermese de insanların düşüncelerini silmenin bizce geçerli sebepleri olabilir, insanlar isterlerse kendilerine başka mecra bulurlar&#8221; şeklinde alenen tesis eder (nitekim şu ana kadar yanıt aldığım iki kişi bu yöne çekilebilecek bir görüş ortaya koydu), yarın bir gün Fotoritim&#8217;in yanında insanların görüşlerine daha çok değer veren bir dergi peydah olur, kim hangisini neden tercih edeceğini daha iyi bilir. İnsanlar eleştirilere hak verir, yarın bir gün bir yorumu yayınlamazken iki kez düşünür, vesaire.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ulaş devrim karasungur</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1733</link>
		<dc:creator>ulaş devrim karasungur</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 15:53:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1733</guid>
		<description>Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri !


Sayın Op. Dr. ALİ İHSAN ÖKTEN

A. Murat Eren&#039; in  Fotokritik&#039; teki profil sayfasında da şunlar yazmaktadır:

Pardus geliştiricisi. Amerika’da bioinformatics alanında bilgisayar bilimleri doktorası yapıyor (doktorasını bitirdiğinde dünyayı 
ele geçirmeyi ve hepinizin çanına ot tıkamayı düşünüyor).

Yani, bu adamın niyeti fena, çok kötü emelleri var :)

http://www.fotokritik.com/kullanici/evreniz



Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil !


Şaka bir yana, jilet gibi keskin, analitik bir zekaya sahip olan A. Murat Eren&#039; in bilimsel çalışmalarının yanısıra
fotoğrafın &quot; kutsal ineklerinin &quot; çanına ot tıkayarak, Türk Fotoğrafına çok önemli bir hizmette bulunduğunu düşünüyorum ben.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri ! Dikkat! Espri !</p>
<p>Sayın Op. Dr. ALİ İHSAN ÖKTEN</p>
<p>A. Murat Eren&#8217; in  Fotokritik&#8217; teki profil sayfasında da şunlar yazmaktadır:</p>
<p>Pardus geliştiricisi. Amerika’da bioinformatics alanında bilgisayar bilimleri doktorası yapıyor (doktorasını bitirdiğinde dünyayı<br />
ele geçirmeyi ve hepinizin çanına ot tıkamayı düşünüyor).</p>
<p>Yani, bu adamın niyeti fena, çok kötü emelleri var :)</p>
<p><a href="http://www.fotokritik.com/kullanici/evreniz" rel="nofollow">http://www.fotokritik.com/kullanici/evreniz</a></p>
<p>Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil ! Dikkat! Espri Değil !</p>
<p>Şaka bir yana, jilet gibi keskin, analitik bir zekaya sahip olan A. Murat Eren&#8217; in bilimsel çalışmalarının yanısıra<br />
fotoğrafın &#8221; kutsal ineklerinin &#8221; çanına ot tıkayarak, Türk Fotoğrafına çok önemli bir hizmette bulunduğunu düşünüyorum ben.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1731</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 15:10:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1731</guid>
		<description>Sayın Hülya Yeltepe,

Öncelikle yanıtınız verme nezaketi gösterdiğiniz için teşekkürler.

Uzun mesajınızın içinden benim asıl ilgilendiğim kısmı çekip çıkarınca kişisel görüşünüz olarak ortaya şu çıkıyor:

&lt;blockquote&gt;eleştiriler olumsuz da olsa ortaya konan ürün ile ilgili ise anlamlıdır ve yayınlanır kişileri hedef alarak eleştiri yaparım diyorsanız o zaman o eleştiriyi ya kendi blogunuza koyarsanız ya da kişinin kendisine özel olarak yazarsınız&lt;/blockquote&gt;

Buradan yapılan şeyi tasvip ettiğinizi anlıyorum. Akademik dünyanın içinde yer alan birisinden bunu duymak hem şaşırtıcı, hem değil. Savunduğunuz düşüncenin büyük resim içerisinde bir kaç fersah ileride veya geride doğurabileceği diğer sonuçları tartışmaya gerek görmüyorum.

Verdiğiniz yanıt için tekrar teşekkür ederim.

____________

Sayın Ali İhsan Ökten,

Size de teşekkür ederim efendim.

&lt;blockquote&gt;Sadece bir bilim adamı olan Meren’in blogundaki yorum kısmında BİR YORUM BIRAKIN, ŞANINIZ YÜRÜSÜN kısmını anlayamadım ve sizinle çok bağdaştıramadım.&lt;/blockquote&gt;

Nesini bağdaştıramadınız anlamadım (yazmadığınızdan olsa gerek :p). Bilim ile haşır neşir insanların yaptıklarında kendileri ile bağdaştırılmasının güç olması beklenen o kadar şey varken ortada, insanları şaka yoluyla yorum yapmaya teşvik eden bir cümleye takılmayın isterseniz :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Hülya Yeltepe,</p>
<p>Öncelikle yanıtınız verme nezaketi gösterdiğiniz için teşekkürler.</p>
<p>Uzun mesajınızın içinden benim asıl ilgilendiğim kısmı çekip çıkarınca kişisel görüşünüz olarak ortaya şu çıkıyor:</p>
<blockquote><p>eleştiriler olumsuz da olsa ortaya konan ürün ile ilgili ise anlamlıdır ve yayınlanır kişileri hedef alarak eleştiri yaparım diyorsanız o zaman o eleştiriyi ya kendi blogunuza koyarsanız ya da kişinin kendisine özel olarak yazarsınız</p></blockquote>
<p>Buradan yapılan şeyi tasvip ettiğinizi anlıyorum. Akademik dünyanın içinde yer alan birisinden bunu duymak hem şaşırtıcı, hem değil. Savunduğunuz düşüncenin büyük resim içerisinde bir kaç fersah ileride veya geride doğurabileceği diğer sonuçları tartışmaya gerek görmüyorum.</p>
<p>Verdiğiniz yanıt için tekrar teşekkür ederim.</p>
<p>____________</p>
<p>Sayın Ali İhsan Ökten,</p>
<p>Size de teşekkür ederim efendim.</p>
<blockquote><p>Sadece bir bilim adamı olan Meren’in blogundaki yorum kısmında BİR YORUM BIRAKIN, ŞANINIZ YÜRÜSÜN kısmını anlayamadım ve sizinle çok bağdaştıramadım.</p></blockquote>
<p>Nesini bağdaştıramadınız anlamadım (yazmadığınızdan olsa gerek :p). Bilim ile haşır neşir insanların yaptıklarında kendileri ile bağdaştırılmasının güç olması beklenen o kadar şey varken ortada, insanları şaka yoluyla yorum yapmaya teşvik eden bir cümleye takılmayın isterseniz :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ALİ İHSAN ÖKTEN</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1730</link>
		<dc:creator>ALİ İHSAN ÖKTEN</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 14:52:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1730</guid>
		<description>Fotoritim&#039;e yazılarıyla katkıda bulunan Sayın M. EREN,

Hülya hanımın verdiği yanıtı destekliyorum ve aynı görüşleri paylaşıyorum. Sadece bir bilim adamı olan Meren&#039;in blogundaki yorum kısmında BİR YORUM BIRAKIN, ŞANINIZ YÜRÜSÜN kısmını anlayamadım ve sizinle çok bağdaştıramadım. Saygılarımla.
Op. Dr. ALİ İHSAN ÖKTEN</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoritim&#8217;e yazılarıyla katkıda bulunan Sayın M. EREN,</p>
<p>Hülya hanımın verdiği yanıtı destekliyorum ve aynı görüşleri paylaşıyorum. Sadece bir bilim adamı olan Meren&#8217;in blogundaki yorum kısmında BİR YORUM BIRAKIN, ŞANINIZ YÜRÜSÜN kısmını anlayamadım ve sizinle çok bağdaştıramadım. Saygılarımla.<br />
Op. Dr. ALİ İHSAN ÖKTEN</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ulaş devrim karasungur</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1726</link>
		<dc:creator>ulaş devrim karasungur</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 13:05:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1726</guid>
		<description>Sayın Kayıhan

Yazmış olduğum son mesajım direk size , şahsınıza yönelik değildir.
 
&quot; Bu girdiye gelecek yorumlardan beni e-posta ile haberdar et. &quot; seçeneğini işaretlediğiniz için size de diğer bu seçeneği işaretleyen katılımcılara giden, genele yönelik bir mesajdır.

Kullandığım papağan, solucan veya inek gibi kavramlar sadece birer benzetmedir.

Kesinlikle üstünüze almayın. Sizinle hiç bir alakası yoktur, yazdıklarımın, sizi kesinlikle muhatap almadım.

Teşbihte hata olmaz.

Yanlış anlaşılmaktan ötürü, sizi kırdıysam, özür dilerim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Kayıhan</p>
<p>Yazmış olduğum son mesajım direk size , şahsınıza yönelik değildir.</p>
<p>&#8221; Bu girdiye gelecek yorumlardan beni e-posta ile haberdar et. &#8221; seçeneğini işaretlediğiniz için size de diğer bu seçeneği işaretleyen katılımcılara giden, genele yönelik bir mesajdır.</p>
<p>Kullandığım papağan, solucan veya inek gibi kavramlar sadece birer benzetmedir.</p>
<p>Kesinlikle üstünüze almayın. Sizinle hiç bir alakası yoktur, yazdıklarımın, sizi kesinlikle muhatap almadım.</p>
<p>Teşbihte hata olmaz.</p>
<p>Yanlış anlaşılmaktan ötürü, sizi kırdıysam, özür dilerim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Hülya Yeltepe</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1725</link>
		<dc:creator>Hülya Yeltepe</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 12:41:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1725</guid>
		<description>Sayın Murat Eren,

e-posta adresime yazdığınız mesaja cevaben buraya yazıyorum.

fotoritim&#039;in yayın kurulu olarak yayınladığınız isimlerden birisi olduğumu sanırım siz de sitenizi okuyanlar da anlayacaklardır. konuya ne kadar hakimsiniz, ne kadar tarafsınız bilemiyorum ama tanımadığınız insanlar hakkında önyargılarla yola çıkmak, yazdıklarınıza hemen akabinde bir cevap yazılmadı diye &quot;Hakkımızda&quot; sayfasında adınız geçmesine rağmen bu konu ile ilgili sorumluluk hissetmiyor da olabilirsiniz, buna da saygı duyarım :)&quot; gibi ya da &quot;fotoritim kaç kişi acaba onu bilsek koskoca fotoritim adına bir kişi mi cevap yazıyor&quot;, ifadeler hiç hoş olmayan ve Amerika&#039;da bilgisayar bilimlerinde doktora yapıyorum diye yazısına başlayan birine yakışmayacak ifadelerdir. 

bu mesajı size fotoritim adına değil bana gönderilen mesaja istinaden şahsım adına yazıyorum ve bu yazdıkların kesinlikle fotoritim ailesini bağlamamaktadır. öncelikle fotoritim&#039;de gönüllülük çerçevesinde görev yapan arkadaşların hepsi bu işi birincil hatta ikincil işlerine ek olarak yapmaktadırlar ve çok yoğun bir şekilde çalışmaktadırlar. size, sizin kadar hızlı cevap yazamamalarının sebebi siz ve yorumuna cevap alamayan arkadaşınız kadar vaktimiz olmamasından kaynaklanıyor olabileceği hiç aklınıza geldi mi acaba?

kendi adıma söylemeliyim ki neredeyse bir haftadır e-maillerimi çok hızlı o da bazı adreslerimi kontrol ediyorum. sizin yazdığınız mesajı dün gece gördüm ve bu sabah (pazar olmasına rağmen) evden saat 6.30 da çıktığım ve şimdi eve döndüğüm için ancak şimdi cevap yazabiliyorum yani sizi cevap yazılmaması kasti değil pek çoklarımızın haftasonları dahi çalışıyor olmasından kaynaklanıyor. bırakın size cevap yazmayı dün yapılan kendi etkinliğimize bile yarıdan çoğumuz şehir dışında ya da çalışıyor olmaları sebebi ile katılamadı. 

sansür konusuna gelince: ben fotoritim&#039;de gönüllü olarak görev yapıyorum ve bundan da mutluluk duyuyorum çünkü fotoritim ne sansürcü ne de anti-demokratik bir yayın. bizler kendi kişisel duygu ve yorumlarımızı bir kenara bırakarak olaylara olabildiğince objektif olarak bakmaya çalışıyoruz ve yayınladığımız herşeyi de bu çerçeveye oturtmaya çalışıyoruz. çalışıyoruz dediğime dikkat etmişsinizdir umarım yapıyoruz demiyorum...

yaptğımız işlerle ilgili her türlü yorum ve eleştiriye de açığız, bu eleştiriler olumsuz olsa da yapıcı olduğu takdirde başımızın üstünde yeri var. eleştiriler olumsuz da olsa ortaya konan ürün ile ilgili ise anlamlıdır ve yayınlanır yok eğer siz (burdaki siz, siz değilsiniz eleştiriyi yapan kişidir) kişileri hedef alarak eleştiri yaparım diyorsanız o zaman o eleştiriyi ya kendi blogunuza koyarsanız ya da kişinin kendisine özel olarak yazarsınız.

ve ayrıca usul ve üslüp diye iki kavram vardır Türkçe&#039;de. siz bazen yüzde yüz haklı olduğunuz bir şeyi öyle bir üslüpla ifade edersiniz ki haklı olduğunuz halde herkes size karşı olur şaşar kalırsınız ama bazen de haklılık payınızın az olduğu bir şeyi o kadar uygun bir dil ve üslüpla ifade edersiniz ki sizi hiç sevmeyenler bile size hak verir hayran olur. söylediklerinizi ikinci kez söylemenize gerek kalmaz ama ilk söylediğim gibi ifade ederseniz işte böyle haklılığınızı onaylamak için başkalarının yorum ve desteğine ihtiyaç olur.

buna biraz dikkat etmek lazım, diye düşünüyorum. yapıcı olmak, yorum yapmak, eleştirmek başka şeydir yıkıcı olmak başka. yukarıda da yazdığım gibi bu yazdıklarım kesinlikle fotoritim ailesini bağlamamaktadır, tamamen bana önyargı ve alaycı bir şekilde yazılan mesajadır.

önyargılı ve alaycı bir şekilde sizin ya da blog ziyaretçilerinizin yazdığı yorumlara cevap veremeyeceğimi de belirtmek isterim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Murat Eren,</p>
<p>e-posta adresime yazdığınız mesaja cevaben buraya yazıyorum.</p>
<p>fotoritim&#8217;in yayın kurulu olarak yayınladığınız isimlerden birisi olduğumu sanırım siz de sitenizi okuyanlar da anlayacaklardır. konuya ne kadar hakimsiniz, ne kadar tarafsınız bilemiyorum ama tanımadığınız insanlar hakkında önyargılarla yola çıkmak, yazdıklarınıza hemen akabinde bir cevap yazılmadı diye &#8220;Hakkımızda&#8221; sayfasında adınız geçmesine rağmen bu konu ile ilgili sorumluluk hissetmiyor da olabilirsiniz, buna da saygı duyarım :)&#8221; gibi ya da &#8220;fotoritim kaç kişi acaba onu bilsek koskoca fotoritim adına bir kişi mi cevap yazıyor&#8221;, ifadeler hiç hoş olmayan ve Amerika&#8217;da bilgisayar bilimlerinde doktora yapıyorum diye yazısına başlayan birine yakışmayacak ifadelerdir. </p>
<p>bu mesajı size fotoritim adına değil bana gönderilen mesaja istinaden şahsım adına yazıyorum ve bu yazdıkların kesinlikle fotoritim ailesini bağlamamaktadır. öncelikle fotoritim&#8217;de gönüllülük çerçevesinde görev yapan arkadaşların hepsi bu işi birincil hatta ikincil işlerine ek olarak yapmaktadırlar ve çok yoğun bir şekilde çalışmaktadırlar. size, sizin kadar hızlı cevap yazamamalarının sebebi siz ve yorumuna cevap alamayan arkadaşınız kadar vaktimiz olmamasından kaynaklanıyor olabileceği hiç aklınıza geldi mi acaba?</p>
<p>kendi adıma söylemeliyim ki neredeyse bir haftadır e-maillerimi çok hızlı o da bazı adreslerimi kontrol ediyorum. sizin yazdığınız mesajı dün gece gördüm ve bu sabah (pazar olmasına rağmen) evden saat 6.30 da çıktığım ve şimdi eve döndüğüm için ancak şimdi cevap yazabiliyorum yani sizi cevap yazılmaması kasti değil pek çoklarımızın haftasonları dahi çalışıyor olmasından kaynaklanıyor. bırakın size cevap yazmayı dün yapılan kendi etkinliğimize bile yarıdan çoğumuz şehir dışında ya da çalışıyor olmaları sebebi ile katılamadı. </p>
<p>sansür konusuna gelince: ben fotoritim&#8217;de gönüllü olarak görev yapıyorum ve bundan da mutluluk duyuyorum çünkü fotoritim ne sansürcü ne de anti-demokratik bir yayın. bizler kendi kişisel duygu ve yorumlarımızı bir kenara bırakarak olaylara olabildiğince objektif olarak bakmaya çalışıyoruz ve yayınladığımız herşeyi de bu çerçeveye oturtmaya çalışıyoruz. çalışıyoruz dediğime dikkat etmişsinizdir umarım yapıyoruz demiyorum&#8230;</p>
<p>yaptğımız işlerle ilgili her türlü yorum ve eleştiriye de açığız, bu eleştiriler olumsuz olsa da yapıcı olduğu takdirde başımızın üstünde yeri var. eleştiriler olumsuz da olsa ortaya konan ürün ile ilgili ise anlamlıdır ve yayınlanır yok eğer siz (burdaki siz, siz değilsiniz eleştiriyi yapan kişidir) kişileri hedef alarak eleştiri yaparım diyorsanız o zaman o eleştiriyi ya kendi blogunuza koyarsanız ya da kişinin kendisine özel olarak yazarsınız.</p>
<p>ve ayrıca usul ve üslüp diye iki kavram vardır Türkçe&#8217;de. siz bazen yüzde yüz haklı olduğunuz bir şeyi öyle bir üslüpla ifade edersiniz ki haklı olduğunuz halde herkes size karşı olur şaşar kalırsınız ama bazen de haklılık payınızın az olduğu bir şeyi o kadar uygun bir dil ve üslüpla ifade edersiniz ki sizi hiç sevmeyenler bile size hak verir hayran olur. söylediklerinizi ikinci kez söylemenize gerek kalmaz ama ilk söylediğim gibi ifade ederseniz işte böyle haklılığınızı onaylamak için başkalarının yorum ve desteğine ihtiyaç olur.</p>
<p>buna biraz dikkat etmek lazım, diye düşünüyorum. yapıcı olmak, yorum yapmak, eleştirmek başka şeydir yıkıcı olmak başka. yukarıda da yazdığım gibi bu yazdıklarım kesinlikle fotoritim ailesini bağlamamaktadır, tamamen bana önyargı ve alaycı bir şekilde yazılan mesajadır.</p>
<p>önyargılı ve alaycı bir şekilde sizin ya da blog ziyaretçilerinizin yazdığı yorumlara cevap veremeyeceğimi de belirtmek isterim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Ağça Kayıhan</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1724</link>
		<dc:creator>Ağça Kayıhan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 12:14:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1724</guid>
		<description>Merhabalar tekrar :)
papagan vs gibi garip sifatlari nerden duydunuz da kullandiniz bilmiyorum ama sanirim beni yanlis anlamissiniz. Ben de tam olarak sizin tutumunuz gibi bir tutumu acıkca kınıyorum. Onyargilar ile insanlara saldirarak bir yere varamaz, degerli enerjinizi harcarsiniz. sevgiler ve saygilar butun okuyanlar icin yazildi faika hanım icin degil ama kendinizi sevgiye ve saygiya layik gormuyorsaniz kabul etmeyebilirsiniz tabi. Egilip kivrildigim soz konusu degil. Acimasizlik ettiginizin altini tekrar ciziyorum. Elestiri getirin sorun degil ben de sizi elestiriyorum o zaman bunu da kabul edin.. Neden sakin davranamiyorsunuz? nedir bu acele onu da anlayabilmis degilim.. bireysel degil kurumlari icin konusacak insanlarin tartismak ve bir aciklama yapmak icin zamana ihtiyac duyabileceklerini dusunuyorum.

sevgiler ve de saygilar :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar tekrar :)<br />
papagan vs gibi garip sifatlari nerden duydunuz da kullandiniz bilmiyorum ama sanirim beni yanlis anlamissiniz. Ben de tam olarak sizin tutumunuz gibi bir tutumu acıkca kınıyorum. Onyargilar ile insanlara saldirarak bir yere varamaz, degerli enerjinizi harcarsiniz. sevgiler ve saygilar butun okuyanlar icin yazildi faika hanım icin degil ama kendinizi sevgiye ve saygiya layik gormuyorsaniz kabul etmeyebilirsiniz tabi. Egilip kivrildigim soz konusu degil. Acimasizlik ettiginizin altini tekrar ciziyorum. Elestiri getirin sorun degil ben de sizi elestiriyorum o zaman bunu da kabul edin.. Neden sakin davranamiyorsunuz? nedir bu acele onu da anlayabilmis degilim.. bireysel degil kurumlari icin konusacak insanlarin tartismak ve bir aciklama yapmak icin zamana ihtiyac duyabileceklerini dusunuyorum.</p>
<p>sevgiler ve de saygilar :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Ulaş Devrim Karasungur</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1722</link>
		<dc:creator>Ulaş Devrim Karasungur</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 11:39:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1722</guid>
		<description>Hür iradesiyle, çağdaş düşünebilen, üreten ve emeğinin karşılığını alabilen bireyler yerine,

&quot; Bana Bir Harf Öğretenin, Kırk Yıl Kölesi Olurum &quot;  

&quot; Eti Senin, Kemiği Benim &quot; 

benzeri hurafelerle..., ezbere dayalı, çarpık ve defolu bir eğitim sisteminin ortaya çıkardığı &quot;Papağanlar&quot;
olduğumuz için, insanları ( özellikle de öğretmenleri, ustaları ve sanatçıları ) putlaştırmaya, insanüstü
varlık olarak görmeye çok yatkınız.

Bu putlaştırma, söz konusu insanlarla yüzyüze gelindiğinde, daha da kolay bir şekilde yaşanıyor sanırım.

Sevgiler, saygılar, hocam,hocam,hocam, el-ayak öpmeler falan.... Bir tarikat üyesinin haşmetli GURU&#039; su 
karşısında solucanlar gibi kıvranmalar, tripler falan...

İnsan, bu ortama girmediği,  uzak kaldığı zaman sanki biraz daha objektif, biraz daha gerçekçi bakabiliyor
bütün olanlara..

Brecht&#039; in epik tiyatrosunda olduğu gibi, yabancılaştırma efektini özümseyerek, araya mesafe koyarak 
değerlendirmek, yaşamak lazım sanırım.

Eğer bir dergi çıkarıyorsanız, ister sanal olsun, ister amatörce, siz GAZETECİLİK  yapıyorsunuz demektir.

Yani çok büyük sorumluluk almışsınız demektir. Bunun, lamı-cimi yoktur.

Gökşin Sipahioğlu, manşettende anlaşılacağı üzeri, çok vahim bir sorumsuzluk örneği göstermiştir.

Sonuçları ortadadır.

Burada kimsenin, kimseyi yargıladığı yok. Biz sadece tartışmaya, yaşadığımız tecrübeleri paylaşmaya 
çalışıyoruz. Eleştiri getiriyoruz.

Ve eleştiri getirdiğimiz kişilerin de konuya katılmasını, özgür bireyler olarak, hür iradelerini kullanarak kendi
fikirlerini paylaşmalarını istiyoruz. Özeleştiri yapabilmek erdemli bir davranış ama, o kadar da zor ve imkansız
bir şey değil.

İnsanlar çok yoğun veya feci halde yorgun olabilirler, üreten ve güzel şeyler yapmaya çalışan insanların ortak 
kaderidir bu. Ama, kendilerine mail atılan onlarca insanın, konuya ilişkin açıklama olmasa bile, en azından birinin 
nezaketen bir cevap yazmaması ( A. Murat Eren yukarıda ufak bir liste de olası cevapları yazmıştı ) takdire
şayan bir davranış olsa gerek.

Nedense, Devekuşları aklıma geldi.

Eğer kurallarınızda, argo falan içeren yorumlar/yazılar yayınlanmaz diyorsanız, bu sizin ustalarınız ve ünlü fotoğrafçılarınız
içinde geçerli olmalıdır.

Bu durumda, Ara Güler&#039; in, Gültekin Çizgen&#039; in ve diğerlerinin de ağzına biber sürüp, bant vurmalısınız.

( Ulan&#039; lar, ...oklamak, örnekler çoğaltılabilir...)


Ben bir başka yorumumda &quot; kutsal ineklerden &quot; bahsetmiştim. Bu benzetmeden yola çıkarak, ustalarına, hocalarına
&quot; Öküz veya Sığır &quot; diyerek hakaret ettiğimi iddia eden, 4 yıl fotoğraf fakültesinde okumuş kuş beyinli 
akademisyen-fotoğrafçıların olduğu bir mecrada çok fazla şey istiyoruz herhalde.

:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hür iradesiyle, çağdaş düşünebilen, üreten ve emeğinin karşılığını alabilen bireyler yerine,</p>
<p>&#8221; Bana Bir Harf Öğretenin, Kırk Yıl Kölesi Olurum &#8221;  </p>
<p>&#8221; Eti Senin, Kemiği Benim &#8221; </p>
<p>benzeri hurafelerle&#8230;, ezbere dayalı, çarpık ve defolu bir eğitim sisteminin ortaya çıkardığı &#8220;Papağanlar&#8221;<br />
olduğumuz için, insanları ( özellikle de öğretmenleri, ustaları ve sanatçıları ) putlaştırmaya, insanüstü<br />
varlık olarak görmeye çok yatkınız.</p>
<p>Bu putlaştırma, söz konusu insanlarla yüzyüze gelindiğinde, daha da kolay bir şekilde yaşanıyor sanırım.</p>
<p>Sevgiler, saygılar, hocam,hocam,hocam, el-ayak öpmeler falan&#8230;. Bir tarikat üyesinin haşmetli GURU&#8217; su<br />
karşısında solucanlar gibi kıvranmalar, tripler falan&#8230;</p>
<p>İnsan, bu ortama girmediği,  uzak kaldığı zaman sanki biraz daha objektif, biraz daha gerçekçi bakabiliyor<br />
bütün olanlara..</p>
<p>Brecht&#8217; in epik tiyatrosunda olduğu gibi, yabancılaştırma efektini özümseyerek, araya mesafe koyarak<br />
değerlendirmek, yaşamak lazım sanırım.</p>
<p>Eğer bir dergi çıkarıyorsanız, ister sanal olsun, ister amatörce, siz GAZETECİLİK  yapıyorsunuz demektir.</p>
<p>Yani çok büyük sorumluluk almışsınız demektir. Bunun, lamı-cimi yoktur.</p>
<p>Gökşin Sipahioğlu, manşettende anlaşılacağı üzeri, çok vahim bir sorumsuzluk örneği göstermiştir.</p>
<p>Sonuçları ortadadır.</p>
<p>Burada kimsenin, kimseyi yargıladığı yok. Biz sadece tartışmaya, yaşadığımız tecrübeleri paylaşmaya<br />
çalışıyoruz. Eleştiri getiriyoruz.</p>
<p>Ve eleştiri getirdiğimiz kişilerin de konuya katılmasını, özgür bireyler olarak, hür iradelerini kullanarak kendi<br />
fikirlerini paylaşmalarını istiyoruz. Özeleştiri yapabilmek erdemli bir davranış ama, o kadar da zor ve imkansız<br />
bir şey değil.</p>
<p>İnsanlar çok yoğun veya feci halde yorgun olabilirler, üreten ve güzel şeyler yapmaya çalışan insanların ortak<br />
kaderidir bu. Ama, kendilerine mail atılan onlarca insanın, konuya ilişkin açıklama olmasa bile, en azından birinin<br />
nezaketen bir cevap yazmaması ( A. Murat Eren yukarıda ufak bir liste de olası cevapları yazmıştı ) takdire<br />
şayan bir davranış olsa gerek.</p>
<p>Nedense, Devekuşları aklıma geldi.</p>
<p>Eğer kurallarınızda, argo falan içeren yorumlar/yazılar yayınlanmaz diyorsanız, bu sizin ustalarınız ve ünlü fotoğrafçılarınız<br />
içinde geçerli olmalıdır.</p>
<p>Bu durumda, Ara Güler&#8217; in, Gültekin Çizgen&#8217; in ve diğerlerinin de ağzına biber sürüp, bant vurmalısınız.</p>
<p>( Ulan&#8217; lar, &#8230;oklamak, örnekler çoğaltılabilir&#8230;)</p>
<p>Ben bir başka yorumumda &#8221; kutsal ineklerden &#8221; bahsetmiştim. Bu benzetmeden yola çıkarak, ustalarına, hocalarına<br />
&#8221; Öküz veya Sığır &#8221; diyerek hakaret ettiğimi iddia eden, 4 yıl fotoğraf fakültesinde okumuş kuş beyinli<br />
akademisyen-fotoğrafçıların olduğu bir mecrada çok fazla şey istiyoruz herhalde.</p>
<p>:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Ağça Kayıhan</title>
		<link>http://meren.org/blog/2009/03/bir-sansur-hikayesinin-dusundurdukleri/comment-page-1/#comment-1721</link>
		<dc:creator>Ağça Kayıhan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 10:20:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.meren.org/blog/?p=351#comment-1721</guid>
		<description>Tekrar merhabalar herkese,
oncelikle guzine katildigimi belirtmek zorundayim. Resmi kurumlarda bile dilekceye cvp suresi 15 gundur. sizin burada yargiladiginiz topluluk o kadar organize bile degil. bence bireysel degil fotoritim olarak bir aciklama borclular, fakat bunu 1 haftalik bir surede beklemek bence acimasizlik cunku faika hanımın ne kadar yogun oldugunu ve diger calisanlarin da isleri oldugunu biliyoruz. Bu insanlarin bir araya gelmesi ve bu konuyu tartismasi zor olmus olabilir. Bence zaman tanimadan acaba lara girmenin bir anlami yok.  Kim olursa olsun gonul verdigi bir topluluga boyle bir itham emaili gelse , toplanip konusmadan cvp vermek istemez. Sabirli olmakta yarar var diye dusunuyorum.. Belki bir kisinin isguzarligi ve belki de toplu bir karar, onu aciklamalardan sonra ogrenip bunun uzerine uzun uzun tartisilir.
sevgileer, saygilar :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tekrar merhabalar herkese,<br />
oncelikle guzine katildigimi belirtmek zorundayim. Resmi kurumlarda bile dilekceye cvp suresi 15 gundur. sizin burada yargiladiginiz topluluk o kadar organize bile degil. bence bireysel degil fotoritim olarak bir aciklama borclular, fakat bunu 1 haftalik bir surede beklemek bence acimasizlik cunku faika hanımın ne kadar yogun oldugunu ve diger calisanlarin da isleri oldugunu biliyoruz. Bu insanlarin bir araya gelmesi ve bu konuyu tartismasi zor olmus olabilir. Bence zaman tanimadan acaba lara girmenin bir anlami yok.  Kim olursa olsun gonul verdigi bir topluluga boyle bir itham emaili gelse , toplanip konusmadan cvp vermek istemez. Sabirli olmakta yarar var diye dusunuyorum.. Belki bir kisinin isguzarligi ve belki de toplu bir karar, onu aciklamalardan sonra ogrenip bunun uzerine uzun uzun tartisilir.<br />
sevgileer, saygilar :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

